Program Hakkında Bilgi: 24 Ekranında yepyeni bir program başlıyor; Söz Kampüsten İçeri. Televizyon dünyasının yükselen yıldızı, yazar Selahattin Yusuf ile üniversite öğrencileri her Salı kendi gündemlerindeki konuyu 24 ekranında tartışacaklar. Selahattin Yusuf ve üniversiteli gençler  “Söz Kampüsten İçeri” ile salı akşamları 24 ekranında buluşacak. Akıllarda ne kadar söylenmedik söz varsa, söylenecek. Yeri gelecek “kızlarına söyleyip, gelinlerine anlatacaklar”, fakat hep söz kampüsten içeride kalacak.Alternatif gündemle bir araya gelecek gençler seviyeli bir tartışma ile gündemlerine aldıkları konuyu irdeleyecekler. Aydın Üniversitesi’nden canlı yayınlanacak programa her hafta birbirinden değerli konuklar da katılacak. İlk programın konuğu ise ünlü rapçi Kolera ve tasavvufi rap grubu Asia Connection olacak. Rap ve İslami rap konusunun tartışılacağı programda, Kolera ve Asia Connection üniversiteli gençlerle hem konuyu tartışacak, hem de performansları ile gençlere eğlenceli dakikalar yaşatacaklar.
 
Selahattin Yusuf, Söz Kampüsten İçeri ile popüler, siyasetten uzak, toplumsal olguları gündemine alarak her hafta üniversitelilerle tartışacak.
 
Selahattin Yusuf’la “Söz Kampüsten İçeri”, her Salı 20.40’ta 24 ekranında.

Radikal, Şüphe ve Kolera'nın yazılarını koyuyoruz. İki tarafında düşünceleri konuda mevcuttur.

Kolera'nın yazısı:

Selamu Aleyküm,
Geçtiğimiz gün katılmış olduğum Söz Kampüsten İçeri programındaki katılımınız için can-ı gönülden sevgi ve saygılarımı sunuyorum gerçekten kıymetli hissettiriyorsunuz.Aslında şu günlerde herkesin malum olduğu üzere programda biraz gerginlik yaşandı bu da sizleri biraz üzdü bundan dolayı sizlerden özür dilerim diğer katılımcı arkadaşların adına da tabi ki özür diliyoruz.Sonuçta biz sanatçılar kendi aramızda bazen tartışabiliriz ama bundan siz de etkileniyorsunuz mümkün olduğunca bu gibi durumdan uzak kalmaya gayret gösteriyoruz fakat o günkü gerginlik kaçınılmazdı.Ayrıntılara girelim ki biz de sizlere kendi çerçevemizden durumu yansıtalım.

Öncelikle;

Ben programa davet edildiğimde katılımcı kişilerin kimler olduğunu öğrendim ve ilk başta tanımıyordum kendilerini ama myspace adreslerine girip şarkılarına göz attım yani katılacağım  programa kimlerle konuk olacağımı sadece myspace üzerinden araştırdım yadırgamadım çünkü manevi sözler söylüyorlardı tasavvufi öğeler barındırıyorlardı dedim içimden herhalde rapte maneviyatı konuşacağız.Neyse konuyu uzatmayayım

Üniversiteye vardığımda şunu gördüm ki maneviyat yok çünkü selam yok maneviyatın ilki eksik,baştan bir gerginlik vardı anladım ki üzerindeki tişört her şeyi belli ediyor aslında bizim için bir şey ifade etmiyor gerginlik bizim hayranı olduğumuz bir şey değil biz de gerginlik karşıtıyız lakin selamsızlık ve tişört mevzuu hazırlıklı silahlar gibiydi soyutta olsa patladılar ve çok ses çıkardılar kendimizi savunmamız gereken noktalarda konuya dahil oldum olmak zorundayım çünkü ateş düştüğü yeri yakar ancak düştüğü yerin ve ateşin haberi vardır birgün babana biri metrosexüel derse anlarsın ama karşıki dağın haberi olmaz bazı şeyler yaklaştıkça anlaşılır yani uzaktan harika görünen bir ağacın  yakından meyveleri çürük üzeri de kurtlu olabilir şimdi ne dedi bu kadın demeyin.Biz dille anlaşırız bu da bizim uslubumuz varın siz anlayın eğer tetiği hazırladıysan patlatmazsan içine gem vurur arkadaşlarda bizim hoşlanmayacağımız bir takım kelamda bulundular biz de onları çok fazla rencide etmeden üstesinden gelme gayretinde bulunduk.

Arkadaşlar 2 kişiydi ikisi de bence iyi çocuklar ama bir tanesi sanırım başkalarının dolduruşuyla bizden nefret etmiş çok halliydi belli ki karşısında bir bayan olduğu için rahattı bu rahatlığı onu hadsizliğe sevketti lakin yanındaki beyefendi gayet beyefendiydi  onun adı şüphe sanırım diğeri de radikaldi.Radikal fazlaca hırçın ve halliydi ama diğer arkadaş Şüphe gayet olumlu ve edepliydi o nedenle ona teşekkür ederim.Bazen ne kadar güçlü görünsende kendini dengede tutmayı bilmelisin.

Radikal arkadaşımızın kitlesi sorulduğunda bize küfreden insanların ard arda sayılması ve bu kişileri dinleyenler bizi dinliyor demesi olmadı çünkü sen orada Radikal ve Şüpheyi temsil ediyorsun.Tamam onlarla bir aile olabilirsin ama onu öyle bir söylüyorsun ki ‘’ bakın işte Kolera’nın Melankoli anın Mf’in olduğu bir ortamda sizin isimlerinizi saydım kıllığımı yaptım’’.Biz bunu yemedik yedirmeyiz de

Radikalin elinde bardakla artistlenmesi üzerine eşim Sagopa Kajmer ve benim aile dostum yakın korumam Fatih Bey olaya dahil oldu arkadaşlar biraz rencide olmuş olabilirler ki olmuşlardır  o nedenle ben Kolera olarak bu sonuçtan dolayı üzgünüm Şüphe için çok fazla üzülmemiştim o an ama programı izlediğimde her ikisi için çok üzüldüm çünkü doğal olarak moralleri yoktu keşke böyle olmasaydı  da herşey düzgün gitseydi.

Bu sonuçları doğuran kişi kesinlikle ben değilim çünkü en az benim kadar karşıdaki kişi de beni biliyor ve hassas olduğum noktaları da enazından tahmin edebiliyordur.Bu nedenle bir bahane göremiyorum burada bana söylediği cümleyi sarfedip arkadaşımı rencide etmek istemiyorum teşhir de etmek  istemiyorum ama orada sarfedilen lafın karşılığı ağır gelir.Gerçekten bütün dinleyiciler de galyana geldi böyle yapmaması gerekirdi ya insanları tutamasaydık da orada daha kötü hadiseler olsaydı iyi mi olurdu çok mu aklanırdık hani maneviyat?O arkadaş resmen oraya içindeki hısımla gelmiş bunu kendisi de lütfen reddetmesin bir fitil ortaya koydu patlatmaya çalıştı ama eline yüzüne bulaştırdı.

Ben mal mıyım o kadar insanı mahkemeye verdim karşıma çık o insanların adını bana say diye mi?

Hiç kimse kusura bakmasın ben varken o iş olmaz,dinleyicim varken o iş olmaz,o iş ancak sizin kendi aranızda eğlendiğiniz partilerde ve konser organizasyonlarında olur.Yani benim orada olmam senin o isimleri sayamaman anlamına geliyor çünkü o isimler bize küfretti utanmadan yan yana gelip bir albümde de buluşmuşlar şeytan davetlerine rağbet etsin her adımları ateşe batsın inşallah.

Benim prodüktörüm Sagopa Kajmer olduğundan ondan bahsedebilirim zaten bana onu soruyorlar ben de Sagopa dan bahsediyormuşum da o zaman bende söylemeseymişim.Sagopa size küfretmedi ki neden onun varlığından rahatsız oluyorsunuz o zaman?Size hiçbirşey yapmamış bir kişi için bu kadar zan tasavvufi rap yapıyorum eski yanlışlarımdan arındım doğruyu buldum diyen biri için gıybet değil midir?Sen daha arınmamışsın çünkü resmen tanımadığın bir kişiye savaş halindeydin dinimiz savaşı yasaklıyor.

Kısacası bizi dalgaya alan hatta haddini aşıp bize diss bir albüm için onca insanı günaha sokan bir site tişörtüyle gelmen zaten roundu başlattı  madem böyle bir tabloyla karşılaştık o zaman bizden de elbebek gülbebek bekleme tavrımız aynen senin tavrın kadar üzücü olur.Gerçekten herşey bir yana hepimiz insanız ve duygularımız var rencide olmayı hiç sevmeyiz demek ki rencide olduk ki bütün bunlar ortaya çıktı Radikal ve Şüphe adlı 2 arkadaş gerçekten işlerini yapıyorlar oradaki tesisat yoksunluğuna rağmen paşa paşa şarkılarını da söylediler hiçbir lafım yok sadece şunu bilmelerini isterim yanındaki arkadaşına da çok ayıp oldu kükremiş sel gibi olmak her zaman doğru bir tavır değildir belki senden kükrek seller vardır seni ezer geçer belki de sırf karşındakini küçümsediğin için ve küçük gördüğün için sonuçta küçük düşersin.Bu programın böyle olması beni çok üzdü kızgınlık bir tarafa üzgünlük bir tarafa arkadaşların yazdığı yazıyı da okudum o yazıya sinir haliyle yazıldığı için değer vermiyorum mahkeme konularında gayet tecrübeli olduğum için şunu söyleyeyim senin açacağın davadan ancak senin paran gider en doğrusu aradaki başkası yüzünden olmuş saçma düşmanlığı kaldırabilmektir.Bu yazım dostçadır eğer ben savaş açsaydım size şuan şarkımı dinliyordunuz çünkü sözle düşmanlığımı anlatamam söylersem hislerimi anlarsın.Tarihi anlaşmalar bile kağıt üzerinde yazıyladır.Umarım yazdıklarım size de mantıklı gelmiştir.

Başkalarının bize olan düşmanlığı yüzünden kendi gözlerinizi de kör edip karartmayın eğer gerçekten dostunuz olsalardı bu savaş hususunda ‘’kesin!’’ çağrısında bulunurlardı.Sizi lise tuvaletinde canı çekip diğer arkadaşının sigarasından bir fırt alan çocuğa benzetiyorum merak ediyorsunuz ve bir fırt alıyorsunuz ama bir fırt bile gerçekten zarar veriyor halbu ki dahil olmayabilirsin onlar fırt alıyor diye sen de fırt almak zorunda değilsin ailen hata yapıyor diye sende mi yapacaksın baban katil diye sen de mi katil olacaksın? Yok böyle bir saçmalık.

Neyse bu yazıda başka bir konuya değinmek istemiyor um son sözüm şudur ki ben bu yazıyı yazmayacaktım ama programı izleyince arkadaşlar için canım sıkıldı en azından birinci elden yazmak ve onları yazıyla desteklemek istedim benim niyetim onları kırmak değildi ama sonuçta olan oldu ben bu yazıyla kendimi ifade etmiş sayıyorum onları da ihya ettiğimi düşünüyorum yaptıkları işe de saygı duyuyoruz selamımız her zaman onların üzerinedir onların selamı bizim üzerimize değilse biz bilemeyiz yolları açık olsun.

Çıkan sonucun nedeni tamamiyle beni yalnız zannedip tavır takınmasıydı herkes üzerine gelince tabi hoş olmadı ama ben de orada herhangi biri değilim karşılığı kesinlikle çok ağır gelir bunu bile bile lades olmak kabul ediyorum.Madem davranışın o yöndeydi tepkiler de bu yöndeydi işte,sonuç üzücüydü ama kader böyle yazmış ders almak esastır vesselam.

Kolera Myspace: http://www.myspace.com/kolerap

Radikal ve Şüphe'nin yazısı:

Herkese Selamlar, Saygılar
Bu açıklamayı yapmak bizim için çok üzücü ama artık belli bir şeylerin tam olarak açığa kavuşması adına sizlere Radikal ve Şüphe olarak düşüncelerimizi bir sayfada paylaşmak istiyoruz. Bu yazıyı bizi seven ve sevmeyen herkesin bir kereliğine içinde bulunduğumuz Türkçe Rap camiası adına yıllardır savaşını verdiğimiz, davamız underground rap adına yargısızca okumasını gönülden istiyoruz, şimdiden anlayışınız için teşekkürü borç biliriz.

28 Ekim çarşamba günü basın danışmanımız bizi arayarak Kanal 24'te yeni yayın dönemine başlayacak olan "Söz Kampüsten İçeri" isimli programın yapımcılarının Asian Connection grubunu bu ilk yayında program konuğu olarak aralarında görmekten çok mutlu olacaklarını dile getirmişler ve program yapımcısı sayın "Selahattin Yusuf"un gerçekten çok başarılı ve dürüst bir kişiliğini araştırmalarımız sonucu öğrendiğimizde seve seve kabul ettik. Bu arada programın diğer konuğu kim dediğimizde belli değil dediler o konu orada kapandı. Daha sonra programa bir gün kala öğrendik ki programın diğer bayan konuğu M. müziğin piyasaya iftiharla sunduğu malumunuz olan kişiydi, biz buna şiddetle karşı çıktık ve yapımcılara telefonda bazı şeyleri bildirdiğimizde malesef çok geçti. Orada programa çıkma kararımızı değiştirseydik grubumuz adına çelişkili davranmış olacaktık. Olayların gelişme sırası Hiphoplife'ın bize destek verip Türkçe Rap bölümünde haberimizi yayınlamasıyla devam etti, bu haberin yayınlanmasına çok sevindik bilakis onların bu programa organize olduğunu bildiğimiz için. Bazı dinleyicilerimiz program çekim tarihini ve yerini saati saatine sizlere duyurmuş sizlerden destek beklemiştik, içlerinizden bazıları Türkçe Rap'i temsil etmek Radikal ile Şüphe'ye mi kaldı gibi bazı yorumlar yaptınız biz yine sustuk. Bakınız karşımızda bu programa organize şekilde seyircisiyle birlikte hazırlanmış bir grubun karşımıza geleceğini bildiğimiz için Türkçe Rap'in ve sanatçılarının orada karalanacağını bildiğimiz için sizlere bu bilgiler sunulmuştu ama siz değerli dinleyicilerimizin tepkisi bazı konularda bizlerle eş değerde olmadı. Herkese saygımız var bizi sevebilirsiniz de nefret de edebilirsiniz.

Program günü geldi ve biz yapımcılar tarafından gönderilen arabayla birlikte programın yapılacağı ortama intikal ettik. Program hazırlıkları tamamlanmıştı ve yayın vakti gelmişti. Karşımızda büyük bir M**** fan grubu görüyor ve içlerindeki çocukların bizlere kenardan yaptığı hakaretleri, küfürleri içimize atıyorduk. Çünkü bizim tek amacımız yaptığımız işi güzel bir şekilde anlatmaya çalışıp Türkçe Rap'in gerçek dinleyicisi underground tır bizlerde gücümüzü buradan alırız Türkçe Rap'in çıkış noktası buradır diyebilmekti. Program başlayana kadar birçok seyircinin hakaretine kulak tıkamak zorunda kaldık aramızda dalga geçtik, muhabbet ettik. Programın ana konusu "Türkçe Rap"ti ama bizim anlamadığımız asıl konu rap yapmadığını (ben *** müziği yapıyorum) diye kendini tanımlayan kimlikler, 2004'te yaptıkları albümde Cartel'e laf batıran insanlar, nasıl oluyor da Cartel'i çıkmış savunuyor, Türkçe Rap'i anlatıyor anlamıyoruz. Programın ilerleyen bölümlerinde iş Türkçe Rap'in undergroundını ve burada iş yapan mc'lerden bahsetmeye gelince karşımızda oturan bayan nedense bize durmadan laf batırmaya başladı her tartışmada dönüp program sunucusuna iftira atıyor yani diyor ki:

"Sizde bile bile iki zıt kutubu bir araya getirmeseydiniz?" ama anlamadığımız bir konu var ki buraya gelmeyi, karşımıza oturmayı sen ve yanında olan kişi verdi, varlığımızı bile bile yani.. Yani onun anlayacağı dilden konuşursak bu programa ilk davet edilen grup, taraf "Biz!" ikincisi "Siz" bu durumda profesyonel iş yapan her grup, sanatçı menajeri vasıtasıyla program hakkında bilgi edinir. Şahsi çıkarlarına ters ise kabul eder ya da etmez onlara kalmış işin doğrusu budur yani. Sizi kimse zorlamadı bayan. Biz kendisiyle hiçbir şekilde muhattap olmama yolunda ilerlesekte, program boyunca bize hakarete varan cevaplarıyla olsun, sunumunu yaptığımız underground sanatçı kardeşlerimiz olsun hiç birine izin vermeme yoluna gitmiş, oraya getirmiş olduğu şakşakçılarıyla birlikte bizi bir şekilde psikolojik tahriple yıldırmaya çalıştılar. Program çekimleri çok sık aralarla kavgalar, tartışmalar nedeniyle durduruldu. Verilen aradan sonra bizden bir şarkı seslendirmemiz rica edildi. Bizde büyük bir soğukkanlılıkla bu ortamda şarkımızı seslendirmek için öne çıktık ve parçamızı seslendirmek için savaş verdik. Savaş verdik diyorum çünkü karşımızdaki kitlenin biz şarkı söylerken el hareketleri, yüz mimikleri bizi gerçekten derinden yaralıyordu. Açık söylemek gerekirse mide bulandırıcıda diyebiliriz. Bu arada şarkımızı seslendirdikten sonra fedaisi ve kendisi de parçamızı, yaptığımız işi çok beğendiğini söyledi. Adeta nefs patlaması ya bizi sev ya da sevmiyorsan sözlerinin ardında dur el-insan. :) Neyse biz parçamızı seslendirdik ve Şüphe parçanın sonunda "Kadıköy Acil" markasını, kendileri nasıl kendi şirketlerinin adını özgürce hitap ediyorlarsa o da bu özgür ortamda bir seslenişte bulundu. Bunu yapmasıyla birlikte karşımızdaki bayan bir anda çılgına döndü. Kendisinin bu neden Kadıköy Acil'e düşman olmasının nedenini herkes biliyor ama biz işimizi yapıyoruz. Yani anlamadığımız konu Radikal'in programda "Hiphoplife" tişörtü ile çıkması Şüphe'nin parçanın sonunda konuşma aralarında Kadıköy Acil demesinde ne kadar büyük bir kötülük olabilir ki. Neyse! Program yine kendisinin çınçın stüdyoda bağırmalarıyla ve hayranlarının bize sesli şekilde tepkileriyle yine bölündü. İşte bu sırada en utanç verici karelerden birini yaşadık. Kendisinin o çok saygın yaş ortalaması kemale ermiş seyircilerinin tahrip edici laf atmaları yetmiyormuş gibi kocasının kendisiyle birlikte yanına gönderdiği fedai korumaları sahnenin kenarına gelerek Radikal'e "Akıllı ol lan sakat bırakırım seni!" şeklinde tehditkar bir konuşma yapmış ve üstüne yürüyerek bizi deforme etmeye çalışmıştır ki diğer insanların ağır ithamlarını söylemek bile istemiyoruz. Daha sonra sorulan bir soruya Radikal, Emre Baransel'in "Gaz Odaları" isimli parçasından yola çıkarak örneklendirmelerini "Ceza, Da Poet, Şanışer, Kadıköy Acil, Emre Baransel, Alaturka Mavzer" gibi underground rap müziğin en gözde isimlerinden olan rap müzik sanatçılarını örnek vermesiyle birlikte ortalık ortalık birbirine girmiş, karşıdaki bayan adeta çılgına dönmüş programı terk etmek istediğini söyleyerek ayağa kalkmıştır. Bu arada anlamadığımız bir konu da o ayağa kalktığında tüm seyircilerinde stüdyo terk etme eylemi bu da ne yahu? Karşımızdaki bayanın biz her Kadıköy Acil dediğimizde verdiği o komik tepkileri yüzünden ve çıkan kavgalar yüzünden program tam olarak tamamlanamamış, Türkçe Rap'in underground piyasasının Türk halkına tanıtılmasına bu bayanın sıra dışı çıkışları yüzünden engel olunmuştur. Program bittiğinde ise kendisinin fedaisi artık soyadını bilemeyeceğim ama o insanla umuyoruz ki bir kez daha karşılaşırız. O insan sahneye gelerek hala bize tehditkar tavrını devam ettirmiştir. Programdan sonra mı ne oldu? Kendilerinin birkaç fanı yanımıza gelerek bunca yıldır bu iki şahsı dinlediğini ama bugünden sonra asla dinlemeyeceğini belirtmiş ve yazıkların olsun diye söylenerek bizi tebrik ettiler. Program yapımcıları bitimde bizi kulisimize kadar geçirip sakinleştirmek için ellerinden geleni yaptılar. Hepsine adaletli davrandıkları için teşekkür ederiz.

Buradan çıkarılan sonuç:

Yıllardan beri underground rap piyasasında gerek albümlerimiz gerek video kliplerimizle sürekli üreterek sizlerin karşısında olduk. Bu gece Türkçe Rap tarihine kara harflerle geçmelidir. Üzüntümüz orada yalnız kalmamız değil üzüntümüz karşımızda yaptıkları tüm piyasa tarafından tasvip edilmeyen, karşı olunan hatta ve hatta dinleyici kitlelerinin bile daha henüz hayat bilinci yerine gelmemiş olan bu insanların Türkçe Rap piyasasında hala barınabilmeleri. Hayretler içerisinde kalarak düşündüğümüz bir diğer konu rap müziğin kalbi olan underground'ı dışlayan insanların hala sahte yüzleriyle var olabilmeleri bizleri şaşırtmaktadır. Kendisi bize madem underground'sınız madem oradan besleniyorsunuz hani nerede seyirciniz dediğinde kendisinin şakşakçıları tarafından gayet şaklabanca gelecek ki alkış tufanına tutuldu. Yapılan hakaretlerin ve saygısızlığın bedelini **** ***** yüce adalet karşısında hesap verecek. Evet, kendilerine yarın ilk fırsatta dava açmayı düşünüyoruz. Neden mi? Kendileri aslanlar gibi rapini icra etmeye çalışan "Sansar, Fuat" gibi rap müziğin en yetenekli müzisyenlerini parça yaptı diye sorgusuz sualsız adli yargıya şikayette ulunmuşlardı. Bizler komik bulmuş ve kınamıştık değil mi? Evet bugün de biz kendimiz için ve Türkçe Rap için kendilerini adalete teslim edeceğiz. Bu manevi tazminat davasından sonuç çıksın ya da çıkmasın biz bunu yapacağız. Ayrı olarak belirtmek istediğimiz bir konuda programın başında kulisimize gelerek oldukça sıcak bir ortamda bizimle muhabbet eden programın yapımcısı Selahattin Yusuf bey bizi Genç dergisine yaptığımız röportaj sayesinde tanıdığını ve tebrik mesajlarını iletmişti. Program sonundaysa derin üzüntü mesajlarını ve tesellilerini hiç çekinmeden dakikalarca bize iletti. Biz özel arabamıza gidene kadar tüm yapımcılar yanımızda oldu neden onların olmadı acaba. Çünkü orada olanların tarafsız tek şahitleri onlardı. Keşke sizleri de karşımızda görebilseydik. Keşke sizlerle iç içe bu programı bitirebilseydik. Ne Türkçe Rap ne biz ne de underground rap kariyerlerini oldukça başarılı şekilde devam ettiren kardeşlerimiz zarar görmeseydi. Evet sizler programı 3 Kasım 2009 akşamı 20:40'ta izleyeceksiniz. Tek dileğimiz programın montajında sizlere anlattığım bu manzaraların en azından ufak bir kısmını görmeniz. Zaten biz bazı görüntüleri aksaklık yaşamazsak ki söz vermek istemem sizlere ulaştırmayı gönülden istiyoruz. Bu görüntülerin basına birebir yansıtılmayacağından da eminiz. Dileriz ki bir daha böylesine utanç verici görüntüler yaşanmaz.


Radikal Myspace: http://www.myspace.com/radikalonline
Şüphe Myspace: http://www.myspace.com/suphe

Haberler - Duyurular